DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN YA RASÜLALLAH

2011-04-19 14:39:00


Kutlu Doğum Haftası; Peygamber Efendimizin dünyaya teşrifleri olan Mevlid-i Nebevî yani halk dilinde bilinen adıyla Mevlid Kandili asırlar boyunca kutlanmaktadır.
Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı, bu büyük geleneğimizi daha büyük coşkuyla geçmesi ve ayrıca daha iyi hatırlanması için Peygamber efendimizin doğum gününü içine alan haftayı Kutlu Doğum Haftası olarak ilan etmiştir.
Bütün Müslümanların Kutlu Doğum Haftası şimdiden kutlu olsun..




Günlerin en güzeli olan Mevlid Kandili, haftaların en güzeli olan Kutlu Doğum Haftası
Mevlid Ne demektir? Mevlid Kandili Nedir?

Mevlid, “Doğum Zamanı” demektir. İnsanlığın kurtuluşu için gönderilen son ve en büyük peygamber, bizim Peygamberimiz Hz. MUHAMMED (S.A.S.) 571 yılında Kameri aylardan Rebiü’l-evvel ayının 12. gecesi doğmuştur. Bu mübarek geceye de “Mevlid Kandili” denir.
Peygamber Efendimiz Hz. MUHAMMED (S.A.V) Hakkında

O’nun doğduğu çağda dünyanın her tarafında cehalet, zulüm ve ahlâksızlık almış yürümüş, Allâh inancı unutulmuş, insanlık korkunç ve karanlık bir duruma düşmüş, dünya yaşanmaz hale gelmişti.
Sevgili Peygamberimizin tebliğ ettiği İslâm dini ile dünya aydınlandı, tek Allâh inancı ile kalpler nurlandı. Eşitlik, adalet ve kardeşlik geldi. O’na inanan toplumlar gerçek huzura kavuştu. O’nun doğduğu gece, insanlığın kurtuluşu için çok hayırlı ve mübarek bir başlangıçtır.
Mevlid Kandili Hakkında

Bu gece, müslümanlar arasında yüzyılllardan beri büyük bir coşku ile kutlanmakta, Sevgili Peygamberimiz derin bir saygı ile anılmaktadır. Büyük Türk Alimi Süleyman Çelebi tarafından yazılan ve asıl adı “Vesiletün’necat” olan mevlid kitabı O’nun doğumunu, üstünlüğünü ve mucizelerini en güzel bir şekilde dile getiren değerli bir eserdir.



Peygamberimizin doğum yıldönümlerinde okunan mevlidleri saygı ile dinlemek, O’nun mübarek ruhuna salât ve selâm okumak hiç şüphesiz büyük milletimizin Sevgili Peygamberimize olan engin sevgi ve bağlılığının bir ifadesidir.

Bununla beraber, O’nun ahlâk ve fazilet dolu hayatını öğrenmek ve kendimize örnek almak başta gelen görevlerimizdendir. Asıl o zaman O’nun sevgisini ve hoşnutluğunu kazanmış oluruz.
Mevlid Gecesi Yapılabilecek ibadetler, okunabilecak dualar

Bu güzel günde ve haftada Peygamber Efendimiz Hz. MUHAMMED (S.A.V.)’e bol bol salavat-ı şerif okuyabiliriz.

Salavat-ı Şerif : Allâh ümme Salli Ala Seyyidine Muhammedin ve Ala Ali Seyyidina Muhammed.

Bu gece yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim‘i her zamankinden daha fazla okumalıyız.

Bu gece mümkünse vakit namazlarımızı camilerde kılmaya özen göstermeliyiz. Hem cami ve cemaat sevabından yararlanmalı hemde diğer müslüman kardeşlerimizle bütünleşmeli, kandilini tebrik etmeliyiz.

Bu gece Tesbih Namazı kılabiliriz, eğer ki yatsı namazı için camiye gidersek ve gittiğimiz camide tesbih namazı kılınacaksa tesbih namazını da cemaatle beraber idrak etmiş oluruz.

Rebiul-evvel ayının 11. ve 12. günleri arasındaki gece, Mevlüd Kandili‘dir.

2011 Yılı için bu tarih 14/15 ŞUBAT-2011 Pazartesi gecesi‘ni Salı ‘ya bağlayan gecedir.

Hepimizin Kandili Mübarek Olsun, Allâh (C.C) bu gece yapacağımız ibadet ve dualarımızı kabul eylesin. Bizleri bu gecenin feyzinden ve sevaplarından yararlanan kullarından eylesin.

Allâh (C.C) hepimizi Peygamber Efendimiz‘in yolundan gidenlerden ve Peygamber Efendimiz‘in şefaatine nail olanlardan eylesin.





Peygamberimizin doğum yıldönümlerinde okunan mevlidleri saygı ile dinlemek, O’nun mübarek ruhuna salât ve selâm okumak hiç şüphesiz büyük milletimizin Sevgili Peygamberimize olan engin sevgi ve bağlılığının bir ifadesidir.

Bununla beraber, O’nun ahlâk ve fazilet dolu hayatını öğrenmek ve kendimize örnek almak başta gelen görevlerimizdendir. Asıl o zaman O’nun sevgisini ve hoşnutluğunu kazanmış oluruz.
Mevlid Gecesi Yapılabilecek ibadetler, okunabilecak dualar

Bu güzel günde ve haftada Peygamber Efendimiz Hz. MUHAMMED (S.A.V.)’e bol bol salavat-ı şerif okuyabiliriz.

Salavat-ı Şerif : Allâh ümme Salli Ala Seyyidine Muhammedin ve Ala Ali Seyyidina Muhammed.

Bu gece yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim‘i her zamankinden daha fazla okumalıyız.

Bu gece mümkünse vakit namazlarımızı camilerde kılmaya özen göstermeliyiz. Hem cami ve cemaat sevabından yararlanmalı hemde diğer müslüman kardeşlerimizle bütünleşmeli, kandilini tebrik etmeliyiz.

Bu gece Tesbih Namazı kılabiliriz, eğer ki yatsı namazı için camiye gidersek ve gittiğimiz camide tesbih namazı kılınacaksa tesbih namazını da cemaatle beraber idrak etmiş oluruz.

Rebiul-evvel ayının 11. ve 12. günleri arasındaki gece, Mevlüd Kandili‘dir.

2011 Yılı için bu tarih 14/15 ŞUBAT-2011 Pazartesi gecesi‘ni Salı ‘ya bağlayan gecedir.

Hepimizin Kandili Mübarek Olsun, Allâh (C.C) bu gece yapacağımız ibadet ve dualarımızı kabul eylesin. Bizleri bu gecenin feyzinden ve sevaplarından yararlanan kullarından eylesin.

Allâh (C.C) hepimizi Peygamber Efendimiz‘in yolundan gidenlerden ve Peygamber Efendimiz‘in şefaatine nail olanlardan eylesin.





EFENDİMİZİN SÜNNETLERİ

ünnet-i Şerifin Hükümleri Nelerdir?

SÜNNET:

Sünnet: Resulü Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimizin farz olmayarak yaptığı işlerdir. Müekked sünnet ve gayr-i müekked sünnet kısımlarına ayrılır. Sünnet-i şerifin bir manası da kitabın başlangıç bölümünde geçmişti. Sünnetin çoğulu “Sünen”dir.

Sünnet-i Müekkede (Müekket, kuvvetli sünnet): Peygamber Efendimizin devam edip de pek az yapmadıkları ibadetlerdir. Sabah, öğle ve akşam namazlarının sünnetleri gibi…

İslam dininde önemle benimsenen ezan, ikamet ve cemaate devam gibi sünnetlere “Sünen-i Hüda” denir. Bunlar da birer müekked sünnettir.

Gayr-i Müekked Sünnet: Peygamber Efendimizin ibadet maksadı ile bazan yapmış oldukları şeylerdir. Yatsı ve ikindi namazlannın ilk sünnetleri gibi…

Peygamber Efendimizin yiyip içmeleri, giyinip kuşanmaları, oturup kalkmaları gibi, kendi öz hallerine ait işlere de, “Sünen-i Zevaid” adı verilmiştir. Bunlar da birer gayr-i müekked sünnet demektir.

Müekked sünnetlerle “Sünnet-i Hüda” adı verilen sünnetlerin yapılmasında sevab vardır. Kasden terk edilmelerinde azab yoksa da, ayıplama vardır. Gayr-i müekked ile “Zevaid” sünnetlerin yapılması çok güzeldir. Sevgili peygamberimize uymanın bir nişanı olduğundan, bunları yapmak sevaba ve Peygamberimizin şefaatına kavuşmaya bir yoldur. Bunların yapılmaması azarlanmayı gerektirmez. İşte bunlar sünnetlerin hükümleridir.

Ashab-ı Kiram’ın hal ve tutumlarına, onların izledikleri zühd ve takva yollarına da, biz Hanefîlerce sünnet denir.

Resûl-i Ekrem (sav)’den sadır olan, söz, fiil ve takrire sünnet denir.(31) Allahû Teâla (cc) muhkem ayetleriyle Resûl-i Ekrem (sav)’e itaat etmemizi farz kılmıştır. Resûl-i Ekrem (sav)’in kavlî ve fiillî olarak sabit olan; ancak farz veya vacib olmayan hükümler “Sünnet” ıstılâhı ile izah olunur. Sünnet: biri “Sünnet-i Hüdâ”, diğeri “Sünnet-i Zevaid” olmak üzere iki kısımdır.(32) Sünnet-i hüda’nın terki isâet ve kerahet icap eder: Cemaat, ezan, ikamet ve emsali bunlardandır. Sünnet-i Zevaid’in terki ise; isâet ve kerahet icab etmez. Resûl-i Ekrem (sav)’in giyiminde, oturmasında, kalkmasında takip buyurduğu hatt-ı hareket gibi!.. Sünnet-i Hüdâ’ya aynı zamanda “Sünnet-i Müekkede” (Te’kid edilmiş, kuvvetli) adı da verilir. Sabah, akşam ve öğle vakitlerinde edâ edilen sünnet namazlar gibi!.. Sünnet-i Zevaid’e, aynı zamanda “Sünnet-i gayr-i müekkede” (Te’kid edilmemiş sünnet) denilir. Resûl-i Ekrem (sav)’in devamlı olarak değil de, bazen işlediği ibadetler bu sınıfa dahildir. Yatsı ve ikindi namazından önce kılınan sünnet namazlar gibi!..

Sünnetin Hükmü:

Sünnet-i müekkedenin yapılmasında büyük sevaplar vardır. Kasden veya tenbellikle terkedilmesinde Cehennem azâbı yoksa da, şefâatten mahrumiyet gibi büyük bir kayıp ve ziyan söz konusudur. Böyle kimseler Resûlüllah tarafından kınanıp levmedilmeye de müstehak olurlar. Bu sünnetlerin değiştirilmesi veya inkârı ise bid’attır, dalâlettir.

Sünnet-i gayr-ı müekkedenin yapılması da pek güzel ve sevablıdır. Yemek, içmek, giyinmek, v.s. gibi günlük fıtrî hareket ve muameleler, sünnete ittiba’ yoluyla, ibadet hükmüne geçerler. İşlenmesi âdet olan fiiller, şefâate vesile hâline gelirler.

(31) İmam-ı Merginani – A.g.e. C: 1, Sh: 121.
(32) Şeyh Nizamüddin ve heyet – A.g.e. C: 1, Sh: 197-198.





GÜZEL AHLAK

Edepli İnsanın Özellikleri – Edepli İnsanlarin Özellikleri Nelerdir ?

İmanları yüksek ve kavi olur.
. Amelleri zarif ve huşulu olur.
. Sözleri tatlı ve derin olur.
. Davranışları yumuşak ve hikmetli olur.
. Üstüne başına ve hareketlerine çok dikkat ederler.
. Sürekli düzenli Kur’an okurlar.
. Allah’ı ve dinini herşelden çok severler.
. Hz. Peygamberi ve Ehli beytini canından çok severler.
. Utanma duyguları çok yüksektir.
. Az ve öz konuşurlar.
. Kahkahayla gülmezler.
. Nefislerini asla şımartmazlar.
. Fazla yemez, fazla konuşmaz ve fazla uyumazlar.
. Okumaya ve düşünmeye düşkündürler.
. Sahabi olmaya gayret ederler.
. Ahirete bakarak yaşarlar.
. İnsanlara bakarak yaşamazlar.
. İnfaka çok düşkündürler.
. Yardımlaşmayı çok severler.
. Ehliyle iyi geçinirler.
. İnsanları kırmazlar.
. Hayvanlara eziyet etmezler.
. Sahip olduğu hiçbirşeye gerçekte kendi malı gibi bakmazlar.
. İyiliği ve güzelliği severler.
. Çirkinlikten ve utanmazlıktan uzak dururlar.
. Allah ’ı önemsiyerek yaşarlar.




ahlak ile ilgili hadisler – güzel ahlakın önemi – güzel ahlak – islamiyette güzel ahlakın fazileti



“Ben dün akşam acaib bir şey gördüm. Ümmetimden biri diz çökerek oturmuştu. Onunla Allah arasında perde vardı. Bu esnada güzel ahlakı geldi. (Perdeyi kaldırıp) onu Allah’ın huzuruna soktu.” (Haraitî)

“Güzel ahlak, güneşin kırağıyı erittiği gibi, günahları eritir.” (Haraitî)

“Suyun buzu erittiği gibi, güzel ahlak da günahları eritir. (Yok eder.) Kötü ahlak da, sirkenin balı bozduğu gibi (güzel) amelleri bozar.” (Taberani)

“Kimde iyi bir huy bulunursa, Allah o iyi huy vesilesiyle onun bütün amellerini düzeltir. Kişinin namaz için temizlenmesi sebebiyle Allah günahlarını örter. Namazı fazladan kendisine kalır.” (Hâkim, Beyhaki)

Güzel ahlak ibadettir

“Kişi güzel ahlakı sayesinde gece ibadet eden ve kavurucu sıcakta susuzluk çeken oruçlunun derecesine ulaşır.” (Taberani)

“Muhakkak ki mü’min, güzel ahlakı sayesinde (gündüz) sâim, (gece) kaim olanların deresine ulaşır.” (Ebu Davud)

“Allah kişiyi güzel ahlakı ile (fazla) namaz kılan ve (fazla) oruç tutanların derecesine yükseltir.” (Ebu Davud, İbni Hıbban, Hakim)

Güzel ahlak, sahibine bu kadar büyük bir fazilet verilmesinin sebebi şudur:
Gündüzü oruç, geceyi ibadetle geçiren insanlar, sadece kendi nefislerinin isteklerine muhalefetle cihad etmektedirler. Ama huyları ve tabiatları birbirinden çok farklı olan insanlara karşı bile güzel ahlaklı olabilmek, tek bir nefse karşı değil, pek çok nefisle cihad etmek demektir. Bu itibarla güzel ahlaklı biri, gündüzü saim, geceyi kaim geçirenler gibi, hatta bazen onlardan da fazla sevap alır. (Cami’ul – Usul)

Güzel ahlaklı kimseler kıyamet günü Peygamber Efendimiz’in (asm) en yakınında olacaktır

“Bana en sevgili olanınız ve kıyamet gününde meclisime en yakınınız ahlakı güzel olanınızdır…..” (Tirmizi)

“Sizlerden kıyamet gününde en çok sevdiğim ve bana en yakın olanınız, ahlakı en güzel olanınızdır.” (Tirmizi)

Abdullah b. Amr (ra): Rasulullah’dan (asm) şöyle işittiğini nakleder: Rasulullah (asm):
“Size en çok sevdiğim ve kıyamet gününde bana mevkisi en yakın olanınızı bildireyim mi?” Bu sözünü iki veya üç defa tekrarladı. Ashap:
“Evet, bildir Ya Rasulallah” deyince:
“Ahlakı en güzel olanınızdır” buyurdu. (Ahmed, İbni Hıbban)

“Bana en sevgili olanınız ve bana ahirette de en yakın olanınız, ahlakı en güzel olanınızdır. Sizden en çok kızdıklarım ve ahirette bana en uzak olanlarınız da, ahlakı kötü olanlar, gevezeler, böbürlenenler ve boş boğazlardır.” (Ahmed, Taberani, İbni Hıbban, Tirmizi)

Güzel ahlaklıya Cenab-ı Hak cenneti vaad etmiştir

Allah (cc) İbrahim’e (as) şöyle vahyetti:
“ Ey Halilim, kafire karşı bile olsa ahlakını güzelleştir ki, iyi kimselerin vardığı yere varasın. Benim, ahlakını güzelleştireni Arşımın gölgesinde gölgelendireceğime, Cennetime yerleştireceğime ve kendime yaklaştıracağıma dair önceden verilmiş sözüm vardır. (Taberani)

Ebu Hureyre (ra) anlatır: Rasulullah’a (asm):
“İnsanları cennete girdiren şeylerin en çok neler olduğu” sorulduğunda:
“Allah’dan korkmak ve güzel ahlaklı olmak” cevabını verdi.
İnsanları cehenneme tıkan şeyler sorulunca da:
“Ağızla işlenen günahlar ve zina etmektir” buyurdu. (Tirmizi, İbni Hıbban, Beyhaki)

“Kul, ibadeti az olsa da güzel ahlakı sayesinde, ahiretin yüksek mevkilerine ve şerefine ulaşır. Yine kul kötü ahlakı ile de cehennemin en alt katına inecektir.” (Taberani)

“Muhakkak ki kul, güzel ahlakının sayesinde ahirette en büyük dereceye ulaşır, konakların en güzeline girer. Oysa ibadette kendisi zayıftır.” (Taberânî, Haraitî)

“Ben dün akşam acaib bir şey gördüm. Ümmetimden biri diz çökerek oturmuştu. Onunla Allah arasında perde vardı. Bu esnada güzel ahlakı geldi. (Perdeyi kaldırıp) onu Allah’ın huzuruna soktu.” (Haraitî)

“Sevap kefesine ilk konulacak olan şey güzel ahlaktır.” (Taberani)

“Mizanın sevap kefesinde güzel ahlaktan daha ağır gelen bir şey yoktur.” (Tirmizi, Ebu Davud, Müsned)

“Kıyamet günü müminin mizanında güzel huydan daha ağır basacak hiçbir şey yoktur. Allah u Teala, yaramaz huylu hayırsız kimseyi asla sevmez.” (Tuhvet’ül-Ahvezi)

“Kıyamet gününde her hangi bir kulun terazisine konan en ağır şey takvası ve güzel ahlaktır.” (Ebu Davud, Tirmizi)

Güzel ahlak Müslüman’ı geceleri Kur’ân okuyan kimselerin derecesine çıkarır

“Güzel ahlaklı Müslüman, iyi huyu, şeref ve cömertliği ile çok oruç tutan ve geceleri çok Kur’ân okuyan kişinin derecesine erişir.” (Ahmed, Taberani)

Güzel ahlak dünya ve ahiretin bütün hayrını içine toplar

Peygamberimizin hanımı Ümmü Habibe şöyle sormuştu:
“Ya Rasulallah, dünyada iki kere evlenen cennetlik bir kadının, ahirette her iki kocası da (kendisiyle birlikte) cennete girdiklerinde, bu kadın ilk kocasının mı olacaktır, yoksa son kocasının mı olacaktır?” Peygamberimiz şu cevabı verdi:

“O kadın, dilediğini seçmekte serbest bırakılır. (Elbette) dünyada kendisiyle en iyi şekilde geçinen güzel ahlaklısı(nı seçer), cennette kocası (o) olur. Ey Ümmü Habibe, (işte böyle) güzel ahlak, dünya ve ahiretin (bütün) hayrını toplayıp içine almıştır.” (Taberânî, Bezzar)
alıntı





Peygamberimizin Dilinden Sevgi Tavsiyeleri – Peygamberimiz (sav)’in Sevgi Konusundaki Tavsiyeleri






"Güzel Ahlak" kategorisindeki yazıları görüntülüyorsunuz
Edepli İnsanın Özellikleri – Edepli İnsanlarin Özellikleri Nelerdir ?
30 Haziran 2010 Gülehasret Yorum yok

Edepli İnsanın Özellikleri – Edepli İnsanlarin Özellikleri Nelerdir ?

İmanları yüksek ve kavi olur.
. Amelleri zarif ve huşulu olur.
. Sözleri tatlı ve derin olur.
. Davranışları yumuşak ve hikmetli olur.
. Üstüne başına ve hareketlerine çok dikkat ederler.
. Sürekli düzenli Kur’an okurlar.
. Allah’ı ve dinini herşelden çok severler.
. Hz. Peygamberi ve Ehli beytini canından çok severler.
. Utanma duyguları çok yüksektir.
. Az ve öz konuşurlar.
. Kahkahayla gülmezler.
. Nefislerini asla şımartmazlar.
. Fazla yemez, fazla konuşmaz ve fazla uyumazlar.
. Okumaya ve düşünmeye düşkündürler.
. Sahabi olmaya gayret ederler.
. Ahirete bakarak yaşarlar.
. İnsanlara bakarak yaşamazlar.
. İnfaka çok düşkündürler.
. Yardımlaşmayı çok severler.
. Ehliyle iyi geçinirler.
. İnsanları kırmazlar.
. Hayvanlara eziyet etmezler.
. Sahip olduğu hiçbirşeye gerçekte kendi malı gibi bakmazlar.
. İyiliği ve güzelliği severler.
. Çirkinlikten ve utanmazlıktan uzak dururlar.
. Allah ’ı önemsiyerek yaşarlar.

alıntı
Güzel Ahlak Edepli, insanin, İnsanlarin, Nelerdir, Özellikleri
Devamını okuyun
Yemek Adaplari – Sofra Adabi – Yemek yemekle ilgili Hadisler – Yemekte Kusur Aramayıp Onu Beğendiğini Söylemek
18 Haziran 2010 Gülehasret Yorum yok

Yemek Adaplari – Sofra Adabi – Yemek yemekle ilgili Hadisler – Yemekte Kusur Aramayıp Onu Beğendiğini Söylemek Riyazü-s Salihîn

101) Yemekte Kusur Aramayıp Onu Beğendiğini Söylemek

737. Ebû Hüreyre radıyallahu anh şöyle dedi:

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem yemekte hiçbir zaman kusur aramazdı. İştahı varsa yer, canı çekmiyorsa yemezdi.[1]

738. Câbir radıyallahu anh şöyle dedi:

Bir gün Peygamber aleyhisselâm ev halkından ekmekle birlikte yiyeceği bir katık istedi. Onlar da:

– Evde sirkeden başka bir şey yok, dediler.

Resûl–i Ekrem onu getirmelerini söyledi. Sonra da:

– “Sirke ne güzel katık; sirke ne güzel katık!” diyerek yemeğini yemeye başladı.[2]

* En basit bir katık bile olsa onu küçümsememeli ve kötülememelidir. Kişi hoşlanırsa yemeli değilse kusur aramamalıdır. Sofraya konan herhangi bir yemek ne kadar az ve sade olursa olsun Allah’ın bir lütfu olduğunu bilmeli, şükrederek o yemek hakkında iyi şeyler söylemelidir. [3]

——————————————————————————–

[1] Buhârî, Menâkıb 23; Et`ime 21; Müslim, Eşribe 187, 188. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Et`ime 13; Tirmizî, Birr 84.

[2] Müslim, Eşribe 167–169. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Et`ime 39; Tirmizî, Et`ime 35; İbni Mâce, Et`ime 33.

[3] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 241.
Güzel Ahlak Aramayıp, Beğendiğini, Hadisler, İlgili, Kusur, onu, Sofra Adabi, Söylemek, Yemek, yemekle, Yemekte
Devamını okuyun
ahlak ile ilgili hadisler – güzel ahlakın önemi – güzel ahlak – islamiyette güzel ahlakın fazileti
12 Haziran 2010 Gülehasret Yorum yok

ahlak ile ilgili hadisler – güzel ahlakın önemi – güzel ahlak – islamiyette güzel ahlakın fazileti
ahlak
“Ben dün akşam acaib bir şey gördüm. Ümmetimden biri diz çökerek oturmuştu. Onunla Allah arasında perde vardı. Bu esnada güzel ahlakı geldi. (Perdeyi kaldırıp) onu Allah’ın huzuruna soktu.” (Haraitî)

“Güzel ahlak, güneşin kırağıyı erittiği gibi, günahları eritir.” (Haraitî)

“Suyun buzu erittiği gibi, güzel ahlak da günahları eritir. (Yok eder.) Kötü ahlak da, sirkenin balı bozduğu gibi (güzel) amelleri bozar.” (Taberani)

“Kimde iyi bir huy bulunursa, Allah o iyi huy vesilesiyle onun bütün amellerini düzeltir. Kişinin namaz için temizlenmesi sebebiyle Allah günahlarını örter. Namazı fazladan kendisine kalır.” (Hâkim, Beyhaki)

Güzel ahlak ibadettir

“Kişi güzel ahlakı sayesinde gece ibadet eden ve kavurucu sıcakta susuzluk çeken oruçlunun derecesine ulaşır.” (Taberani)

“Muhakkak ki mü’min, güzel ahlakı sayesinde (gündüz) sâim, (gece) kaim olanların deresine ulaşır.” (Ebu Davud)

“Allah kişiyi güzel ahlakı ile (fazla) namaz kılan ve (fazla) oruç tutanların derecesine yükseltir.” (Ebu Davud, İbni Hıbban, Hakim)

Güzel ahlak, sahibine bu kadar büyük bir fazilet verilmesinin sebebi şudur:
Gündüzü oruç, geceyi ibadetle geçiren insanlar, sadece kendi nefislerinin isteklerine muhalefetle cihad etmektedirler. Ama huyları ve tabiatları birbirinden çok farklı olan insanlara karşı bile güzel ahlaklı olabilmek, tek bir nefse karşı değil, pek çok nefisle cihad etmek demektir. Bu itibarla güzel ahlaklı biri, gündüzü saim, geceyi kaim geçirenler gibi, hatta bazen onlardan da fazla sevap alır. (Cami’ul – Usul)

Güzel ahlaklı kimseler kıyamet günü Peygamber Efendimiz’in (asm) en yakınında olacaktır

“Bana en sevgili olanınız ve kıyamet gününde meclisime en yakınınız ahlakı güzel olanınızdır…..” (Tirmizi)

“Sizlerden kıyamet gününde en çok sevdiğim ve bana en yakın olanınız, ahlakı en güzel olanınızdır.” (Tirmizi)

Abdullah b. Amr (ra): Rasulullah’dan (asm) şöyle işittiğini nakleder: Rasulullah (asm):
“Size en çok sevdiğim ve kıyamet gününde bana mevkisi en yakın olanınızı bildireyim mi?” Bu sözünü iki veya üç defa tekrarladı. Ashap:
“Evet, bildir Ya Rasulallah” deyince:
“Ahlakı en güzel olanınızdır” buyurdu. (Ahmed, İbni Hıbban)

“Bana en sevgili olanınız ve bana ahirette de en yakın olanınız, ahlakı en güzel olanınızdır. Sizden en çok kızdıklarım ve ahirette bana en uzak olanlarınız da, ahlakı kötü olanlar, gevezeler, böbürlenenler ve boş boğazlardır.” (Ahmed, Taberani, İbni Hıbban, Tirmizi)

Güzel ahlaklıya Cenab-ı Hak cenneti vaad etmiştir

Allah (cc) İbrahim’e (as) şöyle vahyetti:
“ Ey Halilim, kafire karşı bile olsa ahlakını güzelleştir ki, iyi kimselerin vardığı yere varasın. Benim, ahlakını güzelleştireni Arşımın gölgesinde gölgelendireceğime, Cennetime yerleştireceğime ve kendime yaklaştıracağıma dair önceden verilmiş sözüm vardır. (Taberani)

Ebu Hureyre (ra) anlatır: Rasulullah’a (asm):
“İnsanları cennete girdiren şeylerin en çok neler olduğu” sorulduğunda:
“Allah’dan korkmak ve güzel ahlaklı olmak” cevabını verdi.
İnsanları cehenneme tıkan şeyler sorulunca da:
“Ağızla işlenen günahlar ve zina etmektir” buyurdu. (Tirmizi, İbni Hıbban, Beyhaki)

“Kul, ibadeti az olsa da güzel ahlakı sayesinde, ahiretin yüksek mevkilerine ve şerefine ulaşır. Yine kul kötü ahlakı ile de cehennemin en alt katına inecektir.” (Taberani)

“Muhakkak ki kul, güzel ahlakının sayesinde ahirette en büyük dereceye ulaşır, konakların en güzeline girer. Oysa ibadette kendisi zayıftır.” (Taberânî, Haraitî)

“Ben dün akşam acaib bir şey gördüm. Ümmetimden biri diz çökerek oturmuştu. Onunla Allah arasında perde vardı. Bu esnada güzel ahlakı geldi. (Perdeyi kaldırıp) onu Allah’ın huzuruna soktu.” (Haraitî)

“Sevap kefesine ilk konulacak olan şey güzel ahlaktır.” (Taberani)

“Mizanın sevap kefesinde güzel ahlaktan daha ağır gelen bir şey yoktur.” (Tirmizi, Ebu Davud, Müsned)

“Kıyamet günü müminin mizanında güzel huydan daha ağır basacak hiçbir şey yoktur. Allah u Teala, yaramaz huylu hayırsız kimseyi asla sevmez.” (Tuhvet’ül-Ahvezi)

“Kıyamet gününde her hangi bir kulun terazisine konan en ağır şey takvası ve güzel ahlaktır.” (Ebu Davud, Tirmizi)

Güzel ahlak Müslüman’ı geceleri Kur’ân okuyan kimselerin derecesine çıkarır

“Güzel ahlaklı Müslüman, iyi huyu, şeref ve cömertliği ile çok oruç tutan ve geceleri çok Kur’ân okuyan kişinin derecesine erişir.” (Ahmed, Taberani)

Güzel ahlak dünya ve ahiretin bütün hayrını içine toplar

Peygamberimizin hanımı Ümmü Habibe şöyle sormuştu:
“Ya Rasulallah, dünyada iki kere evlenen cennetlik bir kadının, ahirette her iki kocası da (kendisiyle birlikte) cennete girdiklerinde, bu kadın ilk kocasının mı olacaktır, yoksa son kocasının mı olacaktır?” Peygamberimiz şu cevabı verdi:

“O kadın, dilediğini seçmekte serbest bırakılır. (Elbette) dünyada kendisiyle en iyi şekilde geçinen güzel ahlaklısı(nı seçer), cennette kocası (o) olur. Ey Ümmü Habibe, (işte böyle) güzel ahlak, dünya ve ahiretin (bütün) hayrını toplayıp içine almıştır.” (Taberânî, Bezzar)
alıntı
Güzel Ahlak Ahlak, ahlakın, Fazileti, Güzel, Hadisler, İle, İlgili, islamiyette, Önemi
Devamını okuyun
Peygamberimizin Dilinden Sevgi Tavsiyeleri – Peygamberimiz (sav)’in Sevgi Konusundaki Tavsiyeleri
11 Haziran 2010 Gülehasret Yorum yok

Peygamberimizin Dilinden Sevgi Tavsiyeleri – Peygamberimiz (sav)’in Sevgi Konusundaki Tavsiyeleri
Peygamberİmİz (sav)'İn Sevgİ

Peygamber Efendimizin özellikle üzerinde durduğu en önemli konulardan biri, müminlerin birbirlerini hiçbir çıkar gözetmeden, içten bir sevgi ile sevmeleri ve birbirlerine karşı kin, öfke ve kıskançlık gibi kötü hisler beslememeleriydi. Peygamberimiz (sav) hem bu konuda müminlere en güzel örnek olmuş, hem de onlara sık sık bu konularda tavsiyelerde bulunmuştur.

Allah bu konu hakkında Kuran’da şöyle buyurmaktadır:

İşte Allah, iman edip salih amellerde bulunan kullarına böyle müjde vermektedir. De ki: “Ben buna karşı yakınlıkta sevgi dışında sizden hiçbir ücret istemiyorum.” Kim bir iyilik kazanırsa, biz ondaki iyiliği arttırırız. Gerçekten Allah, bağışlayandır, şükredene karşılığını verendir. (Şura Suresi, 23)

Peygamber Efendimizin sevgi, dostluk ve kardeşlik hakkındaki hadis-i şeriflerinden bazıları ise şöyledir:

“Mümin kendisi için sevdiğini kardeşi için de arzular.”176

“Hediyeleşin, birbirinizi sevin. Birbirinize yiyecek hediye edin. Bu, rızkınızda genişlik hasıl eder.”177

“Ziyaretleşin, hediyeleşin. Çünkü ziyaret sevgiyi perçinler, hediye de kalpteki kötü duyguları söker atar.”178
“Birbirinizi kıskanmayınız, birbirinize kin tutmayınız, birbirinize çirkin sözler söylemeyiniz, birbirinize sırtlarınızı dönmeyiniz, kiminiz kiminizi arkasından çekiştirmesin. Allah’ın kulları kardeşler olunuz.”179

“Sizden önceki toplumların derdi size de bulaştı: Haset ve kin. Kin beslemek kökten kazıyan şeydir. Allah’a yemin ederim ki iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olamazsınız. Size birbirinizi seveceğiniz bir şeyi haber vereyim mi? Aranızda selamı yayın.”180

176- Buhari ve Müslim; Huccetü’l İslam İmam Gazali, İhya’u Ulum’id-din, 3. cilt, Çeviri: Dr. Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s. 152
177- Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s.239
178- Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s.239
179- Buhari ve Müslim; Huccetü’l İslam İmam Gazali, İhya’u Ulum’id-din, 3. cilt, Çeviri: Dr. Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s. 315
180- Tirmizi; Huccetü’l İslam İmam Gazali, İhya’u Ulum’id-din, 3. cilt, Çeviri: Dr. Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s. 425






Peygamber Efendimizin su içme tarzı – Peygamber Efendimiz (asm) su içme adabı hakkında





Peygamber Efendimiz (asm) içeceği suyun kalitesine dikkat ederdi

“Peygamber Efendimiz (asm), içtikleri suyun kalitesine titizlikle dikkat etmişler; çok mecbur kalmadıkça, rastgele her suyu içmemişlerdir.”

Hz. Aişe validemiz (ra):

“Resulullah Efendimiz (asm) için, Medine’ye iki günlük mesafedeki “Büyut-üs Sükya” denilen pınarlardan tatlı su getirilirdi.” demiştir.

Peygamber Efendimiz (asm) su içeceği zaman önce sağındaki kişiye ikram ederdi

“Peygamber’e (asm) bir su getirildi. Ondan içti sağında bir çocuk oturuyordu, solunda da yaşlı insanlar vardı. Çocuğa dedi ki:

“Önce bunlara vermeme izin verir misin?” Çocuk şöyle dedi:

“Ey Allah’ın Resulü (asm)! Vallahi senden sonra kimseyi kendime tercih etmem.”

“Bunun üzerine maşrapayı onun eline bıraktı.” (Buhari, Müslim)

Enes’den (ra):

“Peygamber Efendimiz (asm), evimize geldi. Bir koyundan onun için süt sağdık. Bu kuyumuzdan çektiğimiz suyu süte kattım ve ona verdim. Hz. Ebu Bekir (ra) solunda, Hz. Ömer (ra) önünde, bir bedevi de sağındaydı. Allah Resulü (asm), suyu içtikten sonra Hz. Ömer’e (ra) dedi ki:

“İşte Ebu Bekir! Suyu ona ver!” Ancak o, suyu bedeviye verdi ve şöyle buyurdu:

“Önce sağdakiler, sağdakiler, sağdakiler.” Enes (ra) dedi ki:

“O halde böyle yapmak, sünnettir, sünnettir, sünnettir.”(Buhari, Müslim)

Peygamber Efendimiz (asm) suyu elle içmeyi tavsiye etmiştir

İbn Ömer’den (ra):

“Bir havuz kenarından geçerken, eğilip karınlarımızı yere koyarak su içmek istedik. Peygamber (asm) şöyle buyurdu:

“Karınlarınızı yere koyup su içmeyin. Ellerinizi yıkayın da ellerinizle su için. Çünkü elden daha güzel bir kap yoktur.” (Cem’ul Fevaid)

Peygamber Efendimiz (asm) ümmetini ayakta su içmemeleri için uyarmıştır

“Peygamber Efendimiz (asm) su içme adabı hakkında:

“Hiç biriniz ayakta içmesin. Eğer unutarak ayakta içen olursa, onu geri çıkarsın.” buyurmuştur. (Müslim)
Enes’den (ra):

“Peygamber (asm) ayakta su içmeyi yasakladı.” Dedik ki:

“Ey Enes (ra)! Ayakta yemeği de mi yasakladı?”

“Bu daha şiddetli yasaktır.” Yahut şöyle dedi:

“Bu daha kötü ve çirkindir!” (Müslim, Tirmizi)

Peygamber Efendimiz (asm) zemzemi ve abdest suyunu ayakta içerdi

“Zemzem suyundan, abdest aldığı suyun artanından, duvarda asılı bulunan bir su kabından ise ayakta su içmişlerdir.” (Peygamberimiz’in Şemaili)

Peygamber Efendimiz (asm) suyu dinlene dinlene üç yudumda içerdi

“Resulullah Efendimiz (asm) suyu, dinlene dinlene, yudum yudum içerlerdi. Bu dinleniş, çoğu zaman üç soluk, bazen de iki nefes alma şeklinde olurdu.” (Peygamberimiz’in Şemaili)

“Peygamber (asm), bir kaptan su içerken; üç kere nefes alarak içer ve bu şekilde içmek daha kandırıcı ve sıhhidir” buyururdu. (İbn Mace, Darimi)

“Dinlene, dinlene içmek; hem hazmı kolaylaştırır, hem susuzluğu çabuk keser, hem de daha sıhhidir.” (Müslim)

“Devenin içişi gibi tek bir içişle su içmeyin; lakin dinlenerek ikişer üçer içişle için. İçtiğinizde besmele çekin, içmeyi bitirdiğinizde ise Allah’a hamd edin!” (Tirmizi)

Peygamber Efendimiz (asm) su ve yemek dağıtmayı çok sever ümmetine de bunu tavsiye ederdi

Enes (ra) şunu anlattı:

Resûlullah (asm) Ashabına su veriyordu. Ona:

- Ya Resulullah! Kendin içseydin, denildi. Resulullah (asm):

- Cemaate su dağıtan, onların en son içenidir dedi.” (Sünen-i İbn-i Mace)

Allah hiç kimsenin hesaba almadığı ve ondan büyük bir sevap ummadığı mü’minlere su dağıtmaktır.

Kim Allah’u Teala’ya (cc), Resulüne (asm) sevilmek ve cenneti kazanmak istiyorsa mü’minler cemaatinde evin eşiğine oturup onların hizmetini görsün. Yemek vermek, su vermek, kibri en fazla kıran, Allah’a en fazla sevdiren, şeylerden birisi de budur. Eğer Peygamber’in (asm) kalkıp hizmet etmesine Ashab karşı çıkıp ona hizmet ettirmemeleri olmasa idi, Peygamberimiz (asm) ömür boyu Ashab’a (ra) su ve yemek verirdi. Kendi eli ile yemek taşır, kendi eli ile su verir, içirirdi. Zira O (asm) şöyle buyurmuştur:

“Bir milletin seyyidi, efendisi o millete hizmet edendir.” (Mir’at-ı Kainat)

“İmandan sonra en efdal amel hacılara su dağıtmaktır.” (İbni Abbas)
Su içmenin adapları nelerdir?

718
0
0
Yorum Yaz